|
|
İNTİHARIN
COĞRAFİ NEDENLERİ Bu
tür görüşler intiharın nedenlerini determinist bir anlayışla
kişinin ve toplumun dışında aramaktadırlar.
Bunlar bazı coğrafi faktörlerin intiharlar üzerinde etkili
olduğu savunmuşlar ve bunu kanıtlamak için bazı araştırmalar
yapmışlardır. Bazı
araştırmacılar öncellikle güneşin ve ayın
kozmik etkisi üzerinde durmuşlar, fakat daha sonra bunların doğrudan
etkileri yerine, dünyada meydana getirdikleri değişikliklerin
intiharlar üzerindeki etki derecelerini rarştırmaya yönelmişlerdir. Avrupada
yapılan bir çok araştırma sonucuna göre, kuzey-batı
intihar oranı yönünden genelde en fazladır. Bazı Avrupa
ülkelerinde kuzeye göre güneyde oran daha düşüktür; fakat bu
genel bir kural değildir. Örneğin İngilterede durum
daha farklıdır. Montesquieu,
İngilteredeki intihar bolluğunu bir iklim hastalığı
olarak görür. Cheyne ise, sonbahar ve batı rüzgârlarının
sorumlu olduğunu söyler. Osiander aynı yargıyı Kuzey
Almanya için getirir. Fakat işi bu kadar abartmak doğru değildir. İngilterede
Bazı Yıllarda İntiharlar
Tabloda
da görüldüğü gibi İngilterede her yıl intihar
oranları değişmektedir. Cinsiyetler arasındaki oran
farklarını dikkate almasak bile, bir cinsiyette önceki yıla
göre artış görülürken, diğer cinsiyette bir düşüş
görülmektedir. Eğer iklim değişikliğinden
kaynaklanan bir oran değişmesi varsa, niçin her iki cinsiyette
de aynı yönde değildir? Bazı
araştırmacılar ise mevsimler ve hava koşullarının
intiharlar üzerindeki etkilerini incelemişlerdir. Örneğin;
A.B.D.nin bazı kentlerinde bu tür bir araştırma yapan
C.M. Millse göre, fırtınalarla intihar arasında bir ilişki
vardır. Barometrik basıncın birden düşmesi ve
birden değişmesiyle intihar frekansları yükselir. Philipse
göre, alışılmamış sıcak, nemli ve rüzgârlı
bir hava terlemeyi azaltır; sinir sistemini daha hassas hale
getirerek intihar eğilimini artırır. Digon ve Bock ise, yüksek
nisbi nem ve 30 mm. atmosferik civa basıncında en az intihar
olayına rastladıklarını, basınçta büyük bir değişiklik
olduğunda intihar oranının arttığını
savunurlar. İntihar
ile coğrafi faktörler arasında doğrudan ilişki olduğunu
savunan bu tür görüşler sonradan birçok eleştiriye uğramışlardır.
Yalnız, şunu da unutmamalıdır ki, coğrafi faktörler
her ne kadar intiharı doğrudan etkilemiyorsa da sosyal yaşamı
etkilemekte ve değiştirmektedir. Örneğin; fırtınalı
bir havada çoğu kimse evinde oturarak pencereden bulutların
kasvetini seyretmekte ve rüzgarın uğultusunu dinlemektedir.
Yani, sosyal yaşam durgunlaşmakta ve intihar edecek kişiye
zemin hazırlamaktadır. Coğrafi
faktörlerin intiharlar üzerindeki etkilerini çok daha ayrıntılı
olarak inceleyen Pokorny, ısı, rüzgar hızı, rüzgar yönü,
barometrik basınç, nisbi nem, görüş mesafesi, bulut tavanı,
yağmur, sis, şimşeğin çaktığı bulut ve
bulutluluk derecesi gibi onbir değişik coğrafi faktörün
intiharla olan ilişkisini tek tek araştırmış ve
hiçbir ilişki bulamamıştır. İntiharların bir yıl içindeki dağılımını inceleyen birçok araştırmacı birbirinden farklı sonuçlar bulmuşlardır. Fakat, genel olarak yaz başlangıcında intihar oranlarında bir artış olduğu kabul edilir. İntiharlar mayıs, haziran ve temmuzda en çok; kasım, aralık ve ocakta en az düzeydedir. Bu tür mevsimsel farklılıklar ise -Durkheimin da belirttiği gibi- değişik mevsimsel aktivitelerden kaynaklanmaktadır.
|
|
|